6 Aralik 2019
ara

SENDEN SONRA ZALİMLER GÜÇ GÖSTERİSİNDE BULUNUYOR EY NEBİ!

10.11.2019

Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından yaşanan Kur’an’ın adıdır SÜNNET. Müslümanın örnek alacağı yaşam çerçevesinin adıdır sünnet…

Acı ve ızdıraplarla dolu bir hayat yaşıyordu ilk islâm nesli. Yeni bir dine inanmanın bütün tepkilerini göğüslemeleri gerekiyordu tefessüh etmiş, köhnemiş bir toplumsal yapı içinde… Ama yine bir avantajı vardı o neslin… Yeni dinin tebliğcisi hayatta idi, onu görüyor, onun elinden tutabiliyor, onun terbiyesi ile yepyeni bir kişilik inşa edebiliyorlardı.

Sımsıcaktı vahiy. Onları bir ateş çukurunun kenarından alıp kurtaran, onların üzerine titreyen, onların yolunun sarpa sarmaması için kendini helak edercesine bir mürebbi olarak içlerinde idi Resulüllah (s.a.s)…

Kâinatın Efendisi’nin ahirete irtihalinden sonra gelenlerin zorluğu, böyle bir “Güzel Örnek” le, ancak kitaplarda buluşuyor olmalarıdır.

Bu nedenle , Allah Resulü (s.a.s) de , “Kendisini görmeden iman eden ve izinde gidenler” e özel bir iltifatta bulunuyor, onları “Kardeşlerim” diye niteliyor ve onlara “Kevser havuzunun başında beklediği” müjdesini veriyor.

Kâinatın Efendisi’ni örnek alamadık. Söyledik ama yaşayamadık. Yaşamayınca başkalarına yaşatamadık. O, bize ihsan kıvamında yaşamamızı söylüyor. Yani Allah’ı görüyormuş gibi, sen onu görmesen de, O’nun seni gördüğünden emin olarak bir kulluk düzeni kurmamızı istiyor.

Onun yolunda gitmek, kişiliğimizi, islâm’la, imanla ve ihsanla gergef gergef dokuyarak yol yürümektir. Her birinin içini tamı tamına doldurmadan gerçek bir Müslümanlık kıvamına ulaşılmaz diyor Resulüllah…

İşimiz bitmiyor “iman ettik” demekle… Bu ancak islâm dairesine girmiş olmayı anlatır. Allah’ı görüyormuş gibi bir kulluk kıvamına ulaşmayınca iman henüz kalplere nüfuz etmemiştir.

Kulluğu zirve noktada yaşayan Resulüllah(a.s) defalarca bizi uyarır. Namazlarımız, oruçlarımız, bizim kişiliğimizi tertemiz kılmıyor, arındırmıyor, yalanlardan, yanlışlardan uzaklaştırmıyorsa, yani gerçek namaz ve oruç kıvamında değilse, bizi “Allah sizin eğilip kalkmanıza veya aç kalmanıza muhtaç değil” diye ikaz eder.

Orucun bir kulluk terbiyesi olduğunu, orucu günahlara kalkan edinmemizi, oruc’un elinden tutup cennete kadar yürümemizi istiyor bizden. Bir ay süreyle bir çağlayanın altında yıkanır gibi, orucun ikliminde yıkanıp durulmamızı istiyor Resul-i Zişan (s.a.s)

Zekat ve sadaka için malımızdan pay ayırırken, sevdiklerimizi ve severek infak etmemizi, sadakaları Allah’ın eline veriyormuş gibi, mallarımızı kirli bırakmamamızı, fukara hakkından arındırmamızı, fakiri incitmememizin çağrısında bulunuyor Resulüllah(s.a.s)…

O günahsız bir insan, masum bir peygamberdir ama, geceleri kalkıp, ayakları şişinceye kadar Rabbin huzurunda divanda durmaktadır.

Ve o gitti gideli unuttuk islâmiyeti, takvayı, insanlığı, diğergamlığı, fedakârlığı, kardeşliği, şefkati, merthameti.. kalmadı alemde rahmetten eser…Şeytan ve yandaşları kuşattı çepeçevre bizi.

Ey nebi(a.s) ! Barış ve huzurla nakış nakış ördüğün coğrafyamıza gözyaşı ve kan damladı. Bilmem ki işitiyor musun islâm coğrafyasından ve benden yükselen feryadı!..

Bilir misin Ey Nebi! Neler oldu bu topraklarda senden sonra? Nice zalimler türedi? Nice münafıklar baş köşelere oturtuldu , Ebu Lehebler, Ebu cehiller itibar gördü, ebu Zer’ler dışlandı? Nice eşkıyalar yol kesmeye başladı? Nice haklar gasbedildi? Nice cinayetler işlendi, zulümler yapıldı? Ve nasıl seyirci kaldı senin ümmetin olduklarını iddia eden, senin sünnetini yaşattıklarını iddia eden zavallı Müslüman müsveddeleri?

Kırdığın onca put, birer birer yeniden inşa edildi. Ve sahte ilahlar yeniden sahne aldı. Zalimler güç gösterisinde bulunurken; en başta kürsülerde, minberlerde, mihrablarda senin adına faziletfuruşluk yapanlar, cenneti parselleyenler olmak üzere bütün ümmet temaşa ediyor bütün zalimleri ve zulümleri, bütün haksızlıkları ve adaletsizlikleri, bütün hayasızlıkları ve iffetsizlikleri…

Ey Nebi! Cenneti garantilemiş havasında gününü gün eden, hayat süren leşleri bilmiyorum ama; ben her zamankinden çok daha muhtacım senin hayat veren çağrına, tezkiye eden mürebbiliğine, hidayete ulaştıran önderliğine, ve illaki örnekliğine…

Ey Allah’ın Elçisi(a.s)! Mahcubum sana karşı, yüzüm yok yüzüne bakmaya. Zira bıraktığın emanete hakkıyla sahip çıkamadım. Layıkıyla örnek olamadım. Tatbik edemedim üstün ahlakını, yürüyen Kur’an oluşunu, zalimlere karşı izzetli, mü’minmlere karşı merhametli duruşunu…

Ama her şeye rağmen ümidim var; yolunu sürdürmeye ve izinden yürümeye, zalimlerle mücadele etmeye… Çünkü seni seviyorum annemden, babamdan, evladımdan çok seviyorum. Seni seveni , yolundan yürüyeni seviyorum.

Ey Nebi(s.a.s)! Ahir zaman ümmetinin bağrı yanık bir ferdi olarak, zerrelerim adedince salat ve selam yolluyorum sana. Selam olsun sana, aline, ashabına…

Bu Makale defa okundu.

 



Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (-1)

Tüm Yorumlar

KAZIM ÇETİNKAYA

 
Paylaş  
İSKENDER KORKUT
Seki Deniz Seki…
KAZIM ÇETİNKAYA
DİCLENİN KENARINDA BİR KOYUNU BİR KURT AŞIRSA!...
BAYKAN SARIKAYA
KIYAFETLE KIYAMET YAŞATMAK İSTEDİLER
MUSTAFA IŞILDAK
“DİLİNİZE SAĞLIK AVUKAT BEY!”

 
 
 
 
 
Trafik Kazaları
Yerel
Asayiş
Kültür Ve Sanat
İlçelerimiz
Özel Haber
Günün Haberi
Eğitim
Sağlık
Son Dakika
Politika
Spor
Gundem
Yaşam

 Adıyaman Haber |Gölbaşı Haber |Kahta Haber|Besni Haber|Gerger Haber|Samsat Haber|Adıyaman Resimleri|Yazarlar
SİTEMİZDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN VE YORUMLARDAN YAZARLAR VE YORUMCULAR SORUMLUDUR SİTEMİZ HİÇ BİR ŞEKİLDE SORUMLULUK KABUL ETMEMEKTEDİR
SİTEMİZ BASIN-YAYIN AHLAK VE İLKELERİNE UYMAYI TAAHÜT EDER
haberinrotasi.com Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilemeden Yayınlanamaz. birajans.biz