18 Kasim 2019
ara

KAVMİNİN DİLİNİ ANLAMAYAN KANAAT ÖNDERLERİ

4.11.2019

Kanaat önderi, psikolojik bir kavram olup, fertlerin ve toplumların anlama ve kavrama farklılıklarından ötürü, bir gruba veya topluluğa sosyal mesajları veya sosyal olayları, onların anlayacağı ve kavrayacağı dilde anlatan lider demektir.

Bu lider bazen bir politikacı olur, bazen bir alim; bazen bir şair olur, bazen bir yazar. Bazen bir aydın, akademisyen, mütefekkir olur bazen de hiçbir kariyer ve diplomaya sahip olmayan amma velakin halkın yürek dilini, zihin dilini, beden dilini, ruh dilini anlamayı başarmış ve bu algının bir sonucu olarak da sorumluluk duygusu son derece gelişmiş şahsiyetler olur.

Kanaat liderini bu şekilde anlamlandırdıktan sonra şöyle bir topluma yönelip de aralarında “Kanaat önderi” diye dolaşıp geçinenlere baktığımızda kanaat önderliğiyle alakasız yığınla karakterler olduğunu görüyoruz. Bu karakterler, zayıf ve çaresiz halkın hiçbir sorununa çözüm üretmediği gibi; bu zavallı insanları, yaşanılan tüm sorunların, acıların, sefaletin “Kaderin bir tecellisi” olduğuna inandırıp, onların mücahede ve mücadele ruhunu da ortadan kaldırmışlardır.

Oysa islâmî ve insanî açıdan kanaat önderinin taşınası gereken sıfatlar şunlardır; çevresine hakim, saygınlığı olan, güven duyulan, topluma mesaj verebilen, insanları iyiye, güzele, hakka, hakikate yönlendirebilen, sosyal-siyasi- ekonomik-kültürel vs. olayların nedenlerine ışık tutabilen bilge insandır.

İslâmî-insanî açılardan olması gereken kanaat önderleriyle, toplumda çokça türemiş kanaat önderlerini kıyaslayacak olursak; kanaat önderliğinin ne denli ayağa düşmüş olduğunu müşahede edeceğiz.

Batılı tarihçi Erasmus’un da dediği gibi, her toplumun ahlakı, o toplumun kanaat önderlerinin ahlakıyla paralellik arzeder.

Bilgi deryası ve müsbet fikirler harmanı bugünden yarına kendiliğinden oluşmaz elbette…Hiçbir kanaat sağlıklı oluşmaz; çok okumadan, çok araştırmadan, çok çalışmadan… Önderlik yapılamaz; bilgi dağarcığını sürekli geliştirmeden, mütemadiyen zahmetlere katlanmadan, azimle ve metanetle ter döküp öğrenilmeden kanaat önderliği olmaz.

Tarihin derin sayfalarına baktığımızda; fikirleriyle, eserleriyle, kanaat önderliği mevkiine ziyadesiyle yakışan Aristo, Platon, Thales, ve daha nicelerini görüyoruz.

Anadolu’nun saf ve berrak topraklarında ise, Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyet tarihimizin ilk yıllarına uzanan zaman sürecinde Tevfik Fikret, Namık Kemal, Ziya Gökalp, Halide Edip Adıvar, Mehmet Akif Ersoy, Cemil Meriç vs… zevat kanaat önderliği vasfını hak etmiş ve topluma önderlik etmişlerdir. Herhangi bir meselede toplumun kafası karıştığı zaman onların görüşlerine başvurulmuştur.

Bir toplumun bireyleri arasında meydana gelen sorun ve sıkıntıların çözümünde, kanaat önderleri ortaya atılır ve toplumun bireylerini irşad ve ikaz ederler. Bu işi yaparken, üzerlerine vazife olduğu için değil, sırf Allah rızası için, toplumun selameti ,huzuru ve barışı için yaparlar.

Günümüzde ise kanaat önderi olmak için ilk şart medyatik olmaktır. Eğitim, bilgi, birikim şart değildir. Birilerinin tavsiyesi ve önerisiyle, kanaat önderi olmak günün modası oldu. Trollerin öne çıkardığı besledikleri ve beslendikleri vasıfsız, donanımsız, ehliyet ve liyakatten mahrum kimselerin kanaat önderi diye takdim edilmesi memleket adına talihsizliktir.

Ekmek yapılacak hamurun içine katılan mayadır kanaat önderi… Hamurun içine katılan mayanın kalitesine göre ekmeğin kalitesi ortaya çıkar.

Günümüzde toplumların hamurunun neden bu kadar yavan ekmek ürettiği, hatta ekmek bile olmayan deve hamuruna döndüğünü derince analiz edebiliriz.

Kanaat önderi diye lanse edilenlerin tesbit ve liyakat noktasında hangi ölçülerin baz alındığını düşünmeden edemiyorum.

Kanaat ve önderlik içi dolu iki kavram olması hasebiyle, kanaat önderinin de ehliyetli ve liyakatli, misyon, fazilet, ilim ve irfan dolu, fedakâr , hasbî, cesareti ve daha bir sürü mümtaz meziyetlerle donanmış olması gerektiği kanaatindeyim.

Kimseyi küçük düşürmek niyet ve amacında değiliz. İşin ehli olanları tenzih ederim.

Kanaat önderlerinin dimağı dolu, bireylerin ve toplumun karşılaştığı sorunları çözme reçetesi ve çabası olan, cemiyetin taleplerine sentez oluşturabilen, milli ve manevi değerlerle mücehhez insanlardan oluşması gerekir .

Bu gerçekliği göz önünde bulundurarak şöyle diyoruz; her alanda, her anlamda bir girdabın içerisinde çırpınan halkın kurtuluşu, bu halkın önderlerinin kendine çekidüzen vermesiyle mümkündür. Unutulmamalıdır ki; halk, önderlerinin adımlarını takip eder...!

Bu Makale defa okundu.

 



Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (-1)

Tüm Yorumlar

KAZIM ÇETİNKAYA

 
Paylaş  
İSKENDER KORKUT
Seki Deniz Seki…
KAZIM ÇETİNKAYA
ALLAH VAR GAM YOK
BAYKAN SARIKAYA
KIYAFETLE KIYAMET YAŞATMAK İSTEDİLER
MUSTAFA IŞILDAK
“DİLİNİZE SAĞLIK AVUKAT BEY!”

 
 
 
 
 
Trafik Kazaları
Yerel
Asayiş
Kültür Ve Sanat
İlçelerimiz
Özel Haber
Günün Haberi
Eğitim
Sağlık
Son Dakika
Politika
Spor
Gundem
Yaşam

 Adıyaman Haber |Gölbaşı Haber |Kahta Haber|Besni Haber|Gerger Haber|Samsat Haber|Adıyaman Resimleri|Yazarlar
SİTEMİZDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN VE YORUMLARDAN YAZARLAR VE YORUMCULAR SORUMLUDUR SİTEMİZ HİÇ BİR ŞEKİLDE SORUMLULUK KABUL ETMEMEKTEDİR
SİTEMİZ BASIN-YAYIN AHLAK VE İLKELERİNE UYMAYI TAAHÜT EDER
haberinrotasi.com Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilemeden Yayınlanamaz. birajans.biz