18 Agustos 2018
ara

DIŞARIDAKİ HAİNLER İÇERİDEKİ GAFİLLER İŞ BAŞINDA

28.5.2018

Osmanlı İmparatorluğunun “Hasta Adam” diye yaftalandığı o talihsiz dönemlere ne kadar da çok benziyoruz.

Osmanlı Devletinin Haçlı zihniyeti tarafından kuşatma altına alındığı çöküş sürecinde vazife başında olan ünlü devlet adamlarımızdan Keçecizâde Fuat Paşa, yabancı devlet adamları ve diplomatların da bulunduğu bir sohbet toplantısına katılır.

Toplantıda dünyada olup biten olaylarla ilgili haberler, farklı konularda fikir alışverişleri ve üstü kapalı diplomatik mesajlar verilmektedir.

Sohbetin ilerleyen saatlerinde yabancı devlet adamlarından biri ustaca şöyle bir soru ortaya atar:

“Sizce şu an dünyanın en büyük devleti hangisidir?”

İngiliz diplomat hemen ortaya atılır:

“Elbette büyük Britanya Krallığı (İngiltere) ! Topraklarımızın bir ucunda güneş batarken diğer ucunda doğuyor. Bu yüzden de “Güneş batmayan imparatorluk” ünvanını hak ediyoruz.” Der.

Sonrasında ise Fransız, Alman, Rus ve diğer devlet adamları ve diplomatlar, her biri kendi ülkelerinin büyüklüğünü siyasî, ekonomik, askerî ya da kültürel delillerle ispatlamaya çalışırlar.

Gözler o gün “hasta Adam” diye anılan koca Osmanlı Devletinin temsilcisi Keçecizade Fuat Paşa’nın vereceği cevabı beklemektedir. Keçecizade, kendinden çok emin, özgüven dolu bir eda ile ayağa kalkar ve şöyle haykırır:

“Ekselanslar! Osmanlı Devletinin yanında küçücük olan devletlerinizin büyüklüğünü ispatlamak için beyhude yorulmayınız; en büyük devlet Osmanlı Devletidir. Zira bunca yıldır siz dışarıdan, biz de içeriden bu şanlı devleti yıkmak için elimizden geleni yaptığımız halde hâlâ ayakta kalmaya muvaffak olabilmişse, kuşkusuz Osmanlı Devletinden daha büyük, daha güçlü ve daha sağlam temelli devlet düşünülemez.”

Hafızamda kalan bu tarihi anekdot hepinizin de malumudur. Siyasî literatüre geçmiş olan Keçecizade Fuat Paşa’nın; “siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalıştığımız halde…” ifadesi, o devirde Osmanlı mirasına konmak için tıpkı leş kargaları gibi bekleşen “Haçlı İttifakı” zihniyetinin temsilcileri Batılı devletlere dikkat çekilmekle beraber, onlarla işbirliği yaparak devletine ve milletine ihanet eden kimi Osmanlı aydınlarına ve devlet adamlarına da ciddi bir ikazda bulunmuştur.

Düşünebiliyor musunuz;o yıllarda, üzerinde yaşadığı devletine, kendi milletine ve manevi değerlerine olan inancını bütünüyle kaybetmiş olan Osmanlı devlet adamlarının büyük çoğunluğu ya İngiliz, ya Fransız, ya Rusya veya Alman hayranı ve taraftarı haline gelmişlerdi.

İşte böylesine netameli bir süreçte Sultan II. Abdulhamid Han, Batılı devletlerin akıl almaz hile ve entrikalarına ve onlarla işbirliği yapan, onların maşalık görevini üstlenerek kendi devletinin kuyusunu kazan ve başları sıkışınca da İngiliz veya Fransız büyükelçiliklerine sığınan içimizdeki beyinsiz hainlere rağmen Osmanlı İmparatorluğunu 33 yıl boyunca dimdik ayakta tutmayı başarabildi.

O gün, Haçlı zihniyeti temsilcilerinin özellikle azınlıklar için sözde “özgürlük” ve “insan hakları türünden dayatmalarına boyun eğmediği ve onların borazanlığını yapan aramızdaki işbirlikçilerine fırsat vermediği için de “Kızıl Sultan” ve “Müstebit” (Diktatör ) olarak itham edildi.

O günün eli kanlı isyancılarıyla bile işbirliği yapmaktan çekinmeyen sözüm ona aydınlardan biri olan Tevfik Fikret, II. Abdulhamid’e suikast planlayan Ermeni çetelerin bombası erken patlayınca şöyle hayıflanıyordu:

“Ey şanlı avcı, dâmını (tuzağını) beyhude kurmadın!

Attın, ama yazık ki, yazıklar ki vurmadın!”

İbni Haldun der ki; “geçmiş, geleceğe suyun suya benzediğinden daha çok benzer.” Geçmiş olaylardan ve ecdadımızın başına gelen hadiselerden dersler çıkarmamız gereken çok sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.

Bizler Osmanlı’nın torunları olarak, o dönemde yaşanan ve bu gün yaşamakta olduğumuz dönem arasındaki ilginç ve insan kanını donduran benzerliklere çok çok dikkat etmeli, ibret almalı ve tedbir almalıyız.

Dün Sultan Abdulhamid’e “Kızıl Sultan” diyenler gibi, bu gün de “diktatör” edebiyatı yapanlar sahnededir!

O gün yöneticilerini İngiltere ve Fransa’ya şikâyet edip ispiyonlayanlar, bu gün ABD ve Almanya’ya şikâyet ediyorlar!

Dün Ermeni çetelerine alkış tutan beyinsizler, bu gün içimize girip beynimizi kemirmeye ve koca ağacı devirmeye çalışmaktadırlar. Ve maalesef kurt gövdenin içine girmiş içten içe kemirirken, basiretsiz siyasetçilerimiz bunlarla omuz omuza arz-ı endam etmektedirler!

Sevgili dostlar! Demem o ki, İçimizdeki gafilleri kendilerine payanda yapan dünün Haçlı zihniyeti bu gün yine ve yeniden iş başındadır. Ve bunlar pirincin içindeki taş gibi dişimizi kırmaya devam ediyorlar! Vesselam…

Bu Makale defa okundu.

 



Bu Makaleye Yapılan Yorumlar (-1)

Tüm Yorumlar

KAZIM ÇETİNKAYA

 
Paylaş  
İSKENDER KORKUT
Seki Deniz Seki…
KAZIM ÇETİNKAYA
EĞİTİMDE KISIR DÖNGÜ BURAYA KADAR
BAYKAN SARIKAYA
KIYAFETLE KIYAMET YAŞATMAK İSTEDİLER
MUSTAFA IŞILDAK
65 YAŞINDAKİ HUKUK ÖĞRENCİSİNİN YILLIĞINDAN

 
 
 
 
 
Trafik Kazaları
Yerel
Asayiş
Kültür Ve Sanat
İlçelerimiz
Özel Haber
Günün Haberi
Eğitim
Sağlık
Son Dakika
Politika
Spor
Gundem
Yaşam

 Adıyaman Haber |Gölbaşı Haber |Kahta Haber|Besni Haber|Gerger Haber|Samsat Haber|Adıyaman Resimleri|Yazarlar
SİTEMİZDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARINDAN VE YORUMLARDAN YAZARLAR VE YORUMCULAR SORUMLUDUR SİTEMİZ HİÇ BİR ŞEKİLDE SORUMLULUK KABUL ETMEMEKTEDİR
SİTEMİZ BASIN-YAYIN AHLAK VE İLKELERİNE UYMAYI TAAHÜT EDER
haberinrotasi.com Copyright © 2011 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilemeden Yayınlanamaz. birajans.biz